Sinematerapi

Sinematerapi

Sinematerapi, diğer adıyla film terapisi psikolojik sorunların çözümlenmesinde sinema filmlerinin kullanılması suretiyle uygulanan bir sanatla terapi yöntemidir. Sinematerapi yönteminde danışanın sorunlarını çözmekte faydalı olacağı düşünülen bir sinema filmi seçilir ve filmi çoğunlukla terapist ile hasta birlikte izler.  Filmin izlenmesinin ardından terapist tarafından danışana film hakkında sorular sorularak danışanın ruhsal durumu ve düşünce yapısı hakkında fikir edinilir. Sinematerapi, literatürde bir hastalık tedavisi yöntemi değil, yardımcı bir araç olarak kabul edilmektedir. 2

BÖLÜM 1
Ortaya Çıkışı

Sinematerapi, ilk olarak psikoloji profesörü Gary Solomon tarafından 1995 yılında öne sürülmüş bir terapi yöntemidir. Solomon, “The Motion Picture Prescription: Watch This Movie and Call Me in the Morning: 200 Movies to help You Heal Life's Problems” isimli kitabında sinematerapi yöntemini işlemiştir. Kitap, çok sayıda film ve bu filmlerin psikolojik sorunları iyileştirme aracı olarak ne şekilde kullanılabileceğine dair incelemelere yer verir. Danışanları üzerinde sinematerapi yöntemini ilk kullananlar ise, Amerikalı psikiyatrist David Cambronne ve eşi Jan Hasley’dir. 

Sinematerapi, terapistin danışanın rahatsızlığına uygun bir kitap seçerek, bu kitap üzerinden gerçekleştirdiği terapi yöntemi olan bibliyoterapi ile yakın ilişki içerisindedir. Ancak, sinematerapi hastayı görsel olarak uyardığı için daha hızlı sonuç alınmaktadır. Her iki terapi türünde de sanat araç olarak kullanılır.

BÖLÜM 2
Uygulama Şekli

Sinematerapi, grup terapisi şeklinde ya da bireysel olarak uygulanabilir. Terapi esnasında terapistler, hastaların rahatsızlığı ve ihtiyaçlarına yönelik özel olarak seçilmiş bir filmi izlemelerini sağlarlar. Filmler, hastaların yaşadığı sorun ve travmalarla paralel konuları işleyen filmler arasından seçilebilir.  Sinematerapi, çoğunlukla haftada bir gün ya da iki haftada bir gün şeklinde uygulanır. Film terapisinde amaç, hastaya bir film seyrettirerek ruhsal olarak kendini iyi hissetmesini sağlamak değil, filmin içindeki karakter, olay ve metaforları zihninde ne şekilde anlamlandırdığını tespit etmektir. Terapide terapist tarafından hastaların film karakterleri ile kurdukları bağ ve kendilerini özdeşleştirdikleri kişi ve durumlar belirlenip, bunlar üzerinden terapiye devam edilir. 

Film terapisinin uygulandığı aşamada terapistler, filmi bazı noktalarda duraklatıp, danışanlardan not almalarını isteyebilir. Danışanlara filmin içindeki karakterlerle kendilerini kıyaslaması ve birbiri ile örtüşen noktaları belirlemeleri istenir. Sinematerapi sonucunda danışanlar, izlenen filmler içinden kendi yaşadıkları problemlere dair çözümler bulabilir. 

Sinematerapinin grup terapisi şeklinde uygulanmasında ise, bireysel seanslarda uygulanan yöntemler izlenir. Toplu film terapisi seanslarında, danışanların psikolojik rahatsızlıkları benzer olmalıdır.

BÖLÜM 3
Sinematerapinin Aşamaları

1. Özdeşleşme

Film terapisinin ilk aşaması özdeşleşme aşamasıdır. Bu evrede hasta, izlediği filmin içindeki karakterlerin kişilik yapısı, ruhsal durumu ve davranışlarını kendisi ile kıyaslar ve kendini filmin karakteri ile özdeşleştirmeye çalışır. Filmin karakteri ile bütünleşme, bilinçli olarak değil, doğal olarak kendiliğinden gelişen bir durumdur. Hastanın rahatsızlığına uygun bir film seçilmiş olacağı için, hasta filmi seyrederken kendisi ile film karakteri arasında benzerlikler bulmaya başlar ve bu benzerlikler sayesinde kendi sorunlarını daha net şekilde görüp çözüm bulmaya çalışabilir. Bu aşamanın sağlıklı şekilde gerçekleşmesi önemlidir. Kendini filmin teması ve karakterleri ile özdeşleştiremeyen bir danışanın, sinematerapiden fayda görmesi beklenemez. 

2. Katarsis

Katarsis, kişilerin önceden yaşadıkları olay ve travmaları hatırlatan başka bir deneyim yaşadıkları an, önceki olayın duygusunu hatırlayıp bir sarsıntı eşliğinde rahatlamalarını ifade eden psikoloji terimidir. Sinematerapi yönteminin, danışanın problemleri ile yüzleşmesi konusunda en verimli aşaması katarsis aşamasıdır. Bu aşamada danışan, terapi sırasında seyrettiği filmde yaşanan bir olay ya da karakterlerin bazı duygu ve düşünceleri ile geçmişleri arasında yoğun bir bağ kurar. Böylece  farkında olmadıkları birtakım duygu ve travmalar açığa çıkabilir. Kişi, kendisi ile bağ kurduğu film sahnesi ya da karakteri sayesinde filmin kurgusu içinde o duyguyu çözümleyerek rahatlama yaşar. 

3. İç Görü

İçgörü, psikoloji biliminde kişinin kendi duygu, düşünce ve zihin yapısını kendi kendine anlayabilmesi durumunu ifade eder. Danışanlar, iç görü ile kendilerinden şikayetçi oldukları davranışların neden ve sonuçlarını değerlendirirler. Sinematerapide hastalar, kendilerini filmin içindeki karakterle bütünleştirmiş oldukları için, filmin kurgusu içinde karakterin hangi davranışı neden gösterdiğini somut olarak görüp, kendi davranışları hakkında fikir sahibi olurlar. Filmin karakteri ile özdeşim kurabilen danışanlar, kazandıkları iç görü ile kendi problemlerini kendiliğinden çözebilme beceresini kullanabilir hale gelirler.

4. Bütünlük

Sinematerapide bütünlük ya da bütünleşme kavramı, danışanların bir sanat etkinliği kapsamında sorunlarını çözmeleri ve bu sayede dış dünyaya açılmalarını ifade eder. Diğer sanatla terapi yöntemlerinde de olduğu gibi, sinematerapi, hastaların içinde bulunduğu yalnızlık, dışlanmışlık, tek başınalık gibi duygulardan uzaklaşmasına yardımcı olur. Film terapisinin sonunda hasta bütünlük aşamasına gelir ve benzer problemleri başkalarının da yaşayabildiğini görerek sorunlarını daha rahat çözmeye başlar. Bütünlük aşamasının etkileri, grup terapilerinde daha kolay ortaya çıkar. 

BÖLÜM 4
Sinematerapide Film Türleri

Sinematerapide danışanlara izletilecek filmin türü ve konusu terapist tarafından belirlenir. Terapistler tarafından, danışanın sorunlarına ışık tutabilecek türde filmler seçilir ve filmin önemli noktalarına dikkat çekilir. Hastanın bilinç, duygu, düşünce ve zihinsel durumu hakkında bilgi sahibi olabilmek için terapi esnasında, içinde yoğun şekilde metafor, rüya, sembol, mesaj bulunan filmler tercih edilmelidir. Her zihin için farklı anlam ifade edecek simge ve metaforlar, kişilerin ruhsal durumu hakkında veri kaydedebilmeyi sağlar. Bu nedenle sinematerapi seanslarında sanatsal filmler daha çok tercih edilir. Terapistler çoğunlukla bağımsız sinema örneklerini kullanırlar. 

Film terapisi uygulanacak olan grup ve kişilere, düzelmesini istedikleri psikolojik sorunlarla paralel filmler seçilmelidir. Depresyon sorunu olan bir gruba Death In Small Doses, The Last Picture Show gibi filmler önerilebilirken, intihar eğilimi olan bireylere Girl, Interrupted, ilişki sorunları için ise He Said, She Said, When Harry Met Sally gibi filmler izletilebilir.

Bu İçeriğe Tepki Ver

0
Bravo
0
Sevdim!
0
Çok iyi!
0
Hoş değil!
0
Yok artık!
0
Kızgın:!
0
Çok acı!

Üyelerimizin Yorumları

Yazar Bilgisi

avatar
Bilgin
Admin
Klasik Koşullanma
Telekinezi
Üstün Yetenekli Çocuklar
Akıl Haritaları
Disleksi
Ortoreksiya Nervoza
Nörolinguistik Programlama