Göbeklitepe

Göbeklitepe

Şanlıurfa ilinin sınırları içinde bulunan Göbeklitepe dünyanın bilinen en eski Tapınağı olma özelliğine sahiptir. Bu bölge ilk olarak 1963'te keşfedilmiş, ama ilk arkeolojik kazılar 1994'te başlamıştır. 1994'ten sonra 2015'e kadar dini olarak bulunan ilk kalıntılar göbeklitepe'ye ait kabul kalıntılar kabul edilmiştir. Ancak 2015'te Hasankeyf'te yapılan kazılarda bulunan harabeler günümüzde dine dair en eski kalıntılar olarak kabul edilmektedir. 

BÖLÜM 1
Göbeklitepe'nin Tarihi ve Hikayesi

Göbeklitepe tarihi olarak çok eski zamanlardan kalma bir yapıttır. Fakat ilk yapıt olduğu söylenemez. Göbeklitepe'nin içinde bulunan kalıntılar insanlık tarihi açısından çok önemli bilgiler vermektedir.

Bulunduğu bölge Mezopotamya bölgesinin içindedir. Bu bölge tarih boyunca pek çok milletin doğuş ve çöküşlerine ev sahipliği yapmıştır. Bu durum göz önünde bulundurulduğunda Göbeklitepe'de yaşayanların birçok milleti etkilediği ve aynı zamanda birçok milletten de etkilendiği tahmin edilmektedir. Yapılan kazılarda Güneş ve ay sembolleri de bulunmuştur. Ayrıca duvarlarda Sümer uygarlığına ait An tanrıçasının da motifleri bulunmuştur. Bu durum da başka kültürlerden etkilendiklerini açıkça göstermektedir. 

BÖLÜM 2
Tapınağa Ait Önemli Özellikler

  • Birçok uygarlıkla etkileşime geçmişlerdir.
  • Maya kültüründen etkilenmişlerdir.
  • Türk takvimleri ne ait birçok kalıntı bulunmuştur.
  • Yapıt, ibadet yeri olmanın yanısıra Gözlemevi ve Rasathane olarak da kullanılmıştır.
  • Zemin su geçirmeyecek şekilde yapılmış ve içerisinde birçok su kanalı bulundurulmuştur.
  • Yapılan incelemelerde kurban kesme ve kan akıtma ayinlerinin de yapıldığı görülmüştür.
  • Tapınak, ölülerin leşçi hayvanlar tarafından yenilenbilmesine de olanak sağlamıştır. Çünkü bu bölgede yaşayan topluluklar ölülerini hem yıkamayıp hemde yakmadıkları için leşçi hayvanlar tarafından yenilmesini tercih etmişlerdir.
  • Tapınakta evlilik törenleri yapılmıştır.
  • Tapınağın büyük bir bölümü dikili taşlardan oluşmaktadır.
  • Bu dikili taşlar, işlemeler ve kabartmalarla süslenmiştir. Bu yüzden de tapınakta yaşayanların sanat anlayışına sahip oldukları tahmin edilmektedir. 

BÖLÜM 3
İnşaa Edilme Süreci ve İnanç

  • Bu dönemde henüz yazı  keşfedilmediği  için bize bu konuda yardımcı olan en büyük kalıntı sembolizmlerdir.
  • T şeklinde dikilen taşların insanları sembolize ettiği tahmin edilmektedir.
  • Ortada bulunan iki taş ise Tanrı ve tanrıçayı temsil eder.
  • Tapınakta birçok tilki motifi de bulunmaktadır.
  • Tapınağın içindeki semboller ve mimari kalıntılar yeryüzü ile alakalı olduğu kadar gökyüzü ile de ilgilidir. Buda burada yaşayan toplumun, Kamizm (Göktanrıcılık) inancına sahip olduklarını göstermektedir. 

Bu İçeriğe Tepki Ver

0
Bravo
0
Sevdim!
0
Çok iyi!
0
Hoş değil!
0
Yok artık!
0
Kızgın:!
0
Çok acı!

Üyelerimizin Yorumları

Yazar Bilgisi

Artemis Tapınağı
Portekiz
Finlandiya
Pembe Cami
Çin Seddi
Tac Mahal