Diş Hassasiyeti

Diş Hassasiyeti

İnsan dişleri yapısal olarak incelendiğinde en dış katmanda vücudun en sert kısmı olan mine tabakası yer alırken onun hemen altında kemikle benzer özellik gösteren dentin tabakası ve en içte de pulpa yer alır. Pulpa içerisinde damar ve sinirler bulunduğu için dişe canlılığını veren kısım burasıdır. 

İnsan vücudunun birçok yerinde olduğu gibi dişlerde de geçirgenlik söz konusudur. Mine tabakası çok fazla geçirgen olmasa da dentin tabakası içerdiği kanallardan ve boşluklardan dolayı oldukça geçirgen özelliğe sahiptir. Bu durumda dışardan oluşan etkilere karşı dişin tepki oluşturmasına sebebiyet vermektedir.

Dentin yapısı kendi içeriğinde damar ve sinir bulundurmaz ancak içerisindeki kanallarda pulpa(damar ve sinir paketi) uzantıları yer alır. Bundan dolayı dışarıdan soğuk veya sıcak uyaran olduğunda bu uyarı dentine kadar ulaşırsa dentindeki kanal içi pulpa sayesinde diş bu uyarana tepki vererek ağrı oluşturabilmektedir. Bu olay diş hassasiyetinin temel sebebi olarak bilinir. 

Dişlerin kemik içerisinde kalan kök yüzeyleri sement denilen, mine ve dentine göre daha geçirgen bir yapıyla kaplıdır. Bundan dolayı dişeti çekilmesi ve kemik erimelerine bağlı kök yüzeyleri açığa çıkmış dişlerde de hassasiyet görülebilmektedir.

BÖLÜM 1
Diş Hassasiyetinin Sebepleri

Diş sıkma alışkanlığı: Bazı hastalarda özellikle de gece uykusunda istemsiz olarak diş sıkma alışkanlıkları oluşabilmektedir. Daha çok stres ve sıkıntıya bağlı olarak ortaya çıkan diş sıkma alışkanlığının en büyük göstergesi sabah uykudan uyanıldığında çenelerde ve dişlerde ağrı olması ve dişlerde gözle muayende aşınma görülmesidir. Diş sıkma alışkanlığı sürekli olarak devam ettiği taktirde dişlerde ciddi aşınmalar meydana gelecek ve buna bağlı olarak da dentin yapısı dış uyaranlara karşı daha dayanıksız hale gelecektir. Dışarıdan uygulanan soğuk veya sıcak sonrasında dentin kanallarındaki sinirler etkilenecek ve hassasiyet meydana gelecektir.

Diş eti hastalıkları: Dişlerin kökleri kemik ile sarılı bir şekilde bulunur ve kemiğin üzerini de diş etleri örter. Sement denilen kök yüzeyi geçirgen olmasına rağmen kemik ve diş eti ile çevrelendiği için dış uyaranlardan çok fazla etkilenmez. Ancak diş eti hastalıklarına bağlı olarak bazen diş etinde ve kemiklerde kayıplar ortaya çıkacağından dolayı sement yüzeyi savunmasız halde kalabilmektedir. Böyle durumda soğuk veya sıcak uyaran meydana geldiğinde kök yüzeyi bundan direkt olarak etkilenecek ve hassasiyet meydana gelecektir.

Kimyasal aşınmalar: Diş sıkma veya sürekli cisim ısırma gibi alışkanlıkları olan hastalarda diş üzerinde fiziksel  olarak aşınmalar meydana gelebileceği gibi bazı hastalarda kimyasal aşınmalar da ortaya çıkabilmektedir. Çok fazla asitli içeceklerin sürekli olarak tüketilmesine bağlı dişlerde kimyasal aşınma olabilir ve buna bağlı olarak dentin uyaranlara daha açık hale gelerek diş hassasiyetine sebep olabilir.

Yapısal değiklikler: Nadiren bazı hastalarda hiçbir ölçülebilir sebep yokken diş hassasiyeti meydana gelebilmektedir. Bu gibi durumlarda hastanın dişlerinin yapısal olarak daha geçirgen olduğu düşünülür. 

BÖLÜM 2
Diş Hassasiyetinin Belirtileri

Diş hasssasiyeti şikayetiyle kliniğe başvuran hastalarda en sık karşılaşılan durum özellikle soğuk ve sıcak yiyecek ve içecek tüketiminde hassasiyet oluşmasıdır. Bu durumun en temel sebebi; alınan soğuk veya sıcak gıda zayıf haldeki mineyi geçerek dentine ulaşır. Dentin içerisindeki sinirlerin etrafı bir sıvıyla kaplıdır ve bu sıvı soğuğa ve sıcağa tepki olarak hareket eder. Bu da sinirler tarafından ağrı olarak algılanır. Hastaların az bir kısmı bunu rahatsız eden ve kısa sürede geçen ağrı olarak tanımlasa da çok büyük bir kısmı çok şiddetli oluşan ve dakikalar sürebilen ağrı şeklinde tanımlayabilmektedir.

Birçok hasta ise nefes aldığımda dişlerimin tamamı sızlıyor şeklinde yakınma öyküsüyle hekime başvurmaktadır. Yine aynı şekilde ağız ortamının ısısı ve alınan havanın ısısı arasındaki fark dentin kanalındaki sinirleri etkileyerek hassasiyete sebep olmaktadır.

Çok nadir durumlarda ise hasta ortada bir sebep yokken bile bütün dişlerimde sürekli sızlama oluyor şeklinde yakınma ile hekime başvurabilmektedir. Bu durumun sebebi de yine aşınmalara bağlı dentine ulaşımın kolaylaşması ve sinir uyarımının artmasıdır.

BÖLÜM 3
Diş Hassasiyetinin Tedavisi

Diş hassasiyeti tedavisinde en önemli nokta dişte aşınmalara sebep olan etkenin ortaya çıkartılması ve bu etkene yönelik tedavi yapılmasıdır. Amaç öncelikli olarak hassasiyeti gidermek değil hassasiyeti tetikleyen etkenin ortadan kaldırılmasıdır. 

Gece plağı kullanılması: Geceleri dişlerini sıkan hastalarda oluşan aşınmalar diş hassasiyetinin en büyük parçasını oluşturmaktadır. Bu gibi durumlarda hastadan alınan bilgiler doğrultusunda veya dişlerin üst yüzeylerindeki aşınmaları dikkate alarak hastaya gece plağı yapılmalıdır. Yapılan plak yumuşak yapıda olacağından dolayı geceleri diş sıkma sırasında dişler koruma altında olacak ve aşınmaların önüne geçilecektir. Plak yapımında hastadan öncelikle ölçü alınır ardından model elde edilerek çeşitli yumuşak materyallerle plak elde edilir. Hasta plağı gece uyumadan önce takar ve sabah uyandığında çıkartarak gerekli temizlik kurallarını uygular.

Hassasiyet giderici ajanların kullanılması: Hassasiyet bir sebebe bağlı olarak ortaya çıkmış ve bu etken ortadan kaldırılmışsa meydana gelen hasarı onarmak için hassasiyet giderici ajanlar kullanılır. Bu ajanlar çoğunlukla hekim tarafından klinikte uygulanır. Kullanılacak ajanın cinsine ve markasına bağlı olarak ajan dişlerin tüm yüzeylerine sürülür ve bir miktar beklendikten sonra hastanın ajanı yutmamak kaydıyla bir bardak içerisine tükürmesi istenir. O gün içerisinde birkaç saat hastaya yemek yemek ve ağız çalkalamak yasaklanır. Hasta kontrole çağırıldığında büyük oranda rahatlamış olur.

Bununla beraber birçok hassasiyet şikayeti bulunan hastaya hassasiyet giderici macunlar ve gargaralar da önerilebilmektedir. Özellikle aşınmaları en aza indirmek için daha yumuşak uçlu diş fırçaları reçete edilir ve hastaya doğru diş fırçalama anlatılır.

Diş eti hastalıklarının tedavisi: Açığa çıkmış olan kök yüzeyleri de özellikle yaşlı hastalarda diş hassasiyetine sebebiyet vermektedir. Bunun en büyük etkeni diş eti hastalıklarının meydana gelmesi ve ilerlemesidir. Bu gibi durumlarda çekilmiş olan diş eti her ne kadar eski haline getirelemese de yapılacak tedavi ile hastalığın ilerlemesi engellenir ve sonrasında hassasiyet giderici ajanlarla tedavi desteklenir.

Kanal tedavisi: Çok nadir olarak hasta yapılan tedavilere yanıt vermeyebilir ve ağrısının dayanılmaz derecede olduğunu tarif edebilir. Bu gibi durumlarda dişte her hangi bir çürük olmasa dahi hastayı rahatlatmak amacıyla dişe kanal tedavisi uygulanabilir. Ancak unutulmamalıdırki bu hassasiyet tedavisindeki en son seçenektir.

BÖLÜM 4
Diş Hassasiyetinin Önlenmesi

Diş hassasiyeti oluşmadan oluşma ihtimalini ortadan kaldırmak veya azaltmak için bazı yöntemler uygulanabilmektedir. Bunlardan en önemlisi hastanın diş sıkma sert cisim ısırma gibi alışkanlıkları varsa bunların gerekirse psikolojik danışmanlıık eşliğinde ortadan kaldırılmasıdır. Alışkanlıklar engellenmediğinde uzun serede aşınmalara ve hassasiyete sebep olacaktır.

Bununla birlikte rutin diş hekimi kontrolleri ile diş eti hastalıkları engellenerek(diş taşı ve plak oluşumuna bağlı hastalıklar) diş eti çekilmelerinin önüne geçilecek ve ilerleyen yaşlarda hassasiyet riski azalacaktır. Aynı zamanda hassasiyet giderici ve mine destekleyici diş macunları kullanılarak da diş hassasiyeti oluşmasının önüne geçilebilmektedir.

Yine aynı şekilde hastanın yeme ve içme alışkanlıkları da kontrol altına alınmalı fazla asitli içecekler(özellikle çocuk yaşlarda) hastalara yasaklanmalı veya kısıtlanmalıdır. 

Bu İçeriğe Tepki Ver

1
Bravo
0
Sevdim!
0
Çok iyi!
0
Hoş değil!
0
Yok artık!
0
Kızgın:!
0
Çok acı!

Üyelerimizin Yorumları

Yazar Bilgisi

Güneş Yanığı
Prosopagnozi (Yüz Körlüğü)
Göz Tansiyonu
Menisküs
Fıtık
Diyabet
Sinüzit
Klamidya